Bugün hava muhteşem (yani az bulutlu 17 derece). Her pazar olduğu gibi yine ata binmek için Kill köyüne gittim. Merkezdeki pub'ımda Irish Breakfast'ımı yedim. Irish Breakfast nedir? Sabah yendiğinde akşama kadar acıkılmayan öğündür. (Bkz. Şekil A)
Şekil A
Dew Drop Inn'de radyo eşliğinde kahvaltımı ettim. Radyo dediysem müzik değil. Sabah radyo haber kuşağındaki ekonomi tartışmaları. Resimde görünen tuzluk ve biberliğin ise biberi biber değil aslında. Üstüne serptiğin yemeği saf dışı bırakan bilmiyorum kimin niye kullandığı bi baharat kendisi. Benim ilk kullanmam şöyle oldu: "Şuna biraz karabiber iyi gider..", "Tuzluğu ve biberliği uzatabilir misin?", "Hmm rengi de pek bi açık inşallah tazedir.." ve son olarak, "?*#*!".
Bu şeker Irlandalılar bahçe düzenlemesine çok düşkünler. Kill Equestrian Centre'a yürüken yolda karşılaştığım şeker Irlandalı tırtıllar da bunu benimsemiş görünüyodu:
Bu sefer açık manejde ders yaptık, harikaydı. Güneşten yüzümün yanıp gerildiğini hissetmeyeli uzun zaman olmuştu. Atım Pikaçu isimli iri midilliydi. Biraz fazla alçak geldi, şekli de sanki normal atlardan daha bi farklı, hep düşücem sandım. Komik bi dersti. Özellikle hocam Jo'nun bana "I know Turkish, what was it mmmmh yes, 'hoca' means 'friend'!" demesi. Seneler önce Kuşadası'na gittiğinde tanıştığı Rıdvan öğretmiş.
Bu Sefer Atım Pikaçu İdi :)
KİM YAZDI?
SENA
|
Pazar, Ağustos 26, 2007
1 YORUM
Sallapati Duffy
Dün yine binicilik dersime gittim Kill köyüne. Hava harikaydı.
Otobüs durağından Kill Equestrian Centre arası yol yürüyerek dersten önce 10dk, dersten sonra ise 15dk sürüyo..
Bu benim Sallapati Duffy. Sallapati çünkü ben nereye istersem değil, benim dışımda gördüğü hangi insan ya da ata gitmek isterse ona doğru gidiyo. Mesela sola dönmesini istiyorum. Sol yuları çekiyorum, kafası sola dönüyo mecburen, ama bedeni inatla sağa sağa gitmeye devam ediyo! Çünkü eğitmenim sağda, ona gidesi var.
Bu da at gardrobu.
Bu derste bana hocamın yanında 11 yaşındaki Emma da eşlik etti. Emma'yı da yavaştan yetiştiriyolarmış. Hocam oturduğu yerden bana direktifler verdi, Emma da atla ve benle birlikte turlayıp durdu. 6 senedir ata biniyomuş. Duffy'i kutusundan çıkarıp maneje getirmeme de o yardımcı oldu. Yanyana yürürken şöyle aşağı bel seviyeme doğru bakıp da "Emma bugun ne yapcaz?" diye sormak bi garip oldu tabi. Yaşımdan başımdan utandım bi an. Ama dersin sonunda Emma dedi ki, üçüncü dersinde benim gibi "trotting" yapan bugüne kadar hiç görmemiş hayatında. Acaba boşuna gururlanmasam mı? Çocuk daha 11 yaşında, ne kadar uzun hayatı oldu ki daha dimi.
KİM YAZDI?
SENA
|
Pazartesi, Temmuz 23, 2007
1 YORUM
Ata binmeyi öğreniyorum
Bir pazar sabahı yapılabilecek en güzel şeyi buldum:
Onlar da insan gibi hissediyorlar, dinliyorlar.. ve gaz çıkarıyorlar! Dörtnala koştururken insanın dikkati dağılıyo, mübarek 1,5 dakka sürüyo..
KİM YAZDI?
SENA
|
Pazar, Temmuz 08, 2007
0
YORUM